Tülin Tezel
Tülin Tezel

0%

Kelimeler, Aidiyet ve Görünmeyen Sınırlar

19.03.2026
Kelimeler, Aidiyet ve Görünmeyen Sınırlar

Kelimeler, çoğu zaman fark edilmeden seçilir. Ama tam da bu yüzden, insanın dünyasını en çıplak haliyle ele verir. Bir şeye nasıl isim verdiğimiz, onun bizim için ne ifade ettiğini gösterir.

Yakınlığımızı da, mesafemizi de… “Ramazan Bayramı” dediğimizde, bir ayın içinden süzülen bir anlamı taşırız. O kelimenin içinde, sabır vardır. Niyet vardır. Açlıkla, susuzlukla değil; kendinle kurduğun o ince bağla geçen günler vardır. İftar sofralarının sessiz coşkusu, sahurun uykulu dinginliği, bir ay boyunca insanın kendine dönme çabası vardır. Ve bayram… bütün bunların ardından gelen bir ferahlıktır. Bir tamamlanma hissidir.

Ama “Şeker Bayramı” dediğinizde, o bütünün içinden sadece görünen bir parçayı alırsınız. Geriye kalan anlam katmanları, sessizce eksilir. Sanki o bayram, sadece çocuklara verilen şekerlerden, tatlı bir telaştan ibaretmiş gibi…

Oysa bazı kelimeler, sadece bir tercih değildir. Bazen bir mesafe koyma biçimidir.

Geçtiğimiz günlerde kızımın tenis okulundan gelen kısa bir mesajla durup düşündüm. Oldukça sıradan bir bilgilendirme gibi görünüyordu: “Şeker Bayramı dolayısıyla bu hafta sonu yapılacak derslerimiz gerçekleşmeyecektir.” Mesajı okudum, kapattım… ama zihnimde kapanmadı.

Çünkü bazen insanı düşündüren şey, söylenenin kendisinden çok, nasıl söylendiğidir. 

Bir şeyi, onun kendi adıyla anmamak… çoğu zaman fark edilmeden yapılan küçük bir uzaklaşmadır. “Benim değil” demenin daha yumuşak, daha görünmez bir hali.

Bu, bu topraklara yabancı bir durum değil.

Bir dönem başörtüsüne “başörtüsü” dememeyi tercih edenler oldu. Ona “türban” dediler. Ardından, daha sert ve daha dışlayıcı ifadeler geldi. Bir kelimeyi değiştirerek, bir anlamı dönüştürmeye çalıştılar. Çünkü kelimelerin gücünü biliyorlardı. Bir şeyi nasıl adlandırırsanız, onu öyle düşünmeye başlarsınız. Onu öyle tartışır, öyle konumlandırırsınız.

İsimler sadece isim değildir. İsimler, bakış açısıdır.

Bugün “Şeker Bayramı” diyen herkesin bilinçli bir mesafe koyduğunu söylemek elbette mümkün değil. Alışkanlıklar vardır, çocukluktan gelen ifadeler vardır, gündelik dilin getirdiği kolaylıklar vardır. Ama yine de şu soruyu sormadan edemiyorum:

Bir başkasının kutsalına, onun verdiği isimle seslenmek bu kadar zor mu?

Birlikte yaşamak dediğimiz şey, sadece aynı şehirde bulunmak değildir. Aynı dili konuşmak da değildir. Bazen, aynı kelimede buluşabilmektir. Birbirimizin dünyasına, en azından isimler üzerinden saygı gösterebilmektir. Çünkü yanlış isimle çağırdığınızda, aslında o dünyanın kapısını yarı aralık bırakmış olursunuz. Ve içeride hep küçük bir mesafe kalır.

Bir tenis okulundan gelen o kısa mesaj, belki yazan kişi için sıradan bir ifadeydi. Ama okuyan için, bir anlam taşıyordu. Çünkü kelimeler, sadece yazıldığı kadar değildir. Okunduğu kadar da vardır.

Bu yüzden mesele, bir bayramın adı meselesi olmaktan çıkıyor. Bu, birlikte yaşamanın inceliklerini hatırlama meselesine dönüşüyor. Birbirimizin değerlerine, en azından dilimizle dokunabilme meselesine…

Kelimeler, bir toplumun en sessiz ama en güçlü aynasıdır. Ne söylediğimiz kadar, nasıl söylediğimiz de bizi anlatır. Hangi kelimeyi seçtiğimiz, neye ne kadar yakın durduğumuzu gösterir.

Ve bazen… En derin mesafeler, en küçük kelimelerde saklıdır. Belgesel yaparken en çok şunu gördüm: İnsanlar kendilerini en çok, farkında olmadan seçtikleri kelimelerle ele verirler. Bir cümlede neyi öne çıkardıkları, neyi geride bıraktıkları… işte orada, görünmeyen bir dünya açılır. İnançlar, kabuller, mesafeler, yakınlıklar… Hepsi bir kelimenin içinde taşınır. Bu yüzden kelimeler kıymetlidir.

Bir bayramın adını doğru söylemek, sadece bir doğruluk meselesi değildir.

Bir saygı meselesidir.

Birlikte yaşamanın en sade, en görünür halidir. Belki de mesele, bu kadar basittir: Bir şeyi, sahibinin verdiği isimle çağırmak. Çünkü bazı isimler, sadece bir kelime değildir.

Bir hafızadır.

Bir inançtır.

Bir hayattır.

Ve en çok da… bir aidiyettir.

PAYLAŞ:

Çerez Kullanımı

Web sitemizde deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Zorunlu çerezler sitenin çalışması için gereklidir. Analitik ve pazarlama çerezleri ise tercihinize bağlıdır. Çerez Politikası

Çerez Tercihleri

Zorunlu Çerezler

Web sitesinin düzgün çalışması için gereklidir. Bu çerezler kapatılamaz.

Analitik Çerezler

Ziyaretçi istatistiklerini toplamak ve siteyi geliştirmek için kullanılır.

Pazarlama Çerezleri

Kişiselleştirilmiş reklamlar ve içerik sunmak için kullanılır.